Uzay endüstrisi İsrail ordusunun Gazze’de işlediği savaş suçlarını gizlemeye çalışıyor



Uluslararası Uzay Üniversitesinde yüksek lisansını tamamlayan ve Ürdün Uzay Araştırmaları İnisiyatifinin kurucusu Shawa, AA muhabirine, uzay endüstrisinin İsrail’e askeri destek sağlayarak savaş suçlarına ortak olmasını ve sektördeki çifte standartlı tutumu değerlendirdi.

Shawa, uzay endüstrisinin uzay ve savunma şeklinde tek bir endüstri olarak görüldüğünü kaydederek, İsrail ordusunun bu sektörün büyük parçası olduğunu ve finansmanının büyük kısmının askeri kuruluşlardan geldiğini ifade etti.

Lockheed Martin, The Boeing Company, Raytheon, Northrop Grumman Corporation gibi çoğu ABD’de bulunan şirketin karlarının büyük kısmını silah tedarikinden kazandığına dikkati çeken Shawa, “Bu alandaki şirketler kendilerini insanlığın ilerlemesi için çalışan kuruluşlar olarak pazarlıyor fakat karlarının çoğu silah ticaretinden geliyor. Silah ve savunma sistemleri satarak İsrail işgalini aktif olarak destekliyorlar.” diye konuştu.

– “İsrail ordusunun işlediği savaş suçlarını gizlemeye çalışıyorlar”

Sahba El-Shawa, ABD’nin İsrail’e her yıl milyarlarca dolar askeri yardım yaptığını ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK), Gazze’de acil insani ateşkes talep edilen karar tasarısını veto ettiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Gazze’de soykırım başladığında uzay sektöründeki şirketlerin hisse senetleri anında yükseldi, hala yükselmeye devam ediyor. Ekonomik olarak Gazze’ye yönelik saldırıların devam etmesinden fayda sağlıyorlar. Dolayısıyla bu sadece bir ülke olarak ekonomik fayda sağlayan ABD için değil, aynı zamanda uzay endüstrisi için de suç ortaklığı.”

Gazze’ye yönelik saldırıların ilk günlerinde uydu görüntülerinden hasarın boyutu, bombalanan yerler ve İsrail tanklarının bulunduğu konumlar hakkında bilgi alınabildiğini anlatan Shawa, “Daha sonra bu görüntüleri sağlayan şirketler verilere erişimi kısıtladı. İsrail ordusunun işlediği savaş suçlarını gizlemeye çalışıyorlar. Bu, İsrail işgalini korumanın ve insan hakları için önemli olan kanıtlara erişimi sansürlemenin bir şekli.” ifadesini kullandı.

– “UZAY ENDÜSTRİSİNDE HALA İSRAİLLİ ŞİRKETLER DESTEKLENİYOR”

“Uzay, bilim ve teknolojinin apolitik olması gerektiği” söyleminin yaygın olduğunu fakat gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Shawa, Rusya-Ukrayna savaşında uzay şirketlerinin ve devletlerin Rusya’ya yaptırım uyguladığını, ortaklıkları kestiklerini ve projeleri sonlandırdıklarını söyledi.

Uzay endüstrisinde çifte standartlı tutumun açıkça gözlemlenebileceğinin altını çizen Shawa, “Benzer tavrı neden Filistinliler için görmüyoruz? İsrail, Filistin halkına soykırım uygularken, uzay endüstrisinde hala İsrailli şirketlerin ve kuruluşların desteklendiğini görüyoruz. Katıldığım pek çok uzay konferansında İsrail’in çok güçlü varlık gösterdiğini gördüm. Uzayın tüm insanlık için olduğunu söylerken, uzay endüstrisi aslında silah üreticisi olan İsrailli sözde uzay şirketlerini öne çıkarıyor.” diye konuştu.

Shawa, uzay endüstrisinin aslında savunmayla iç içe olduğuna işaret ederek, “Uzay endüstrisinde kimlerin hangi seviyelerde çalışabileceği konusunda kısıtlamalar var. Bunun nedeni, sömürgeci zihniyetler ve çıkarları tarafından yönetilen bir dünyada yaşıyor olmamız. Güneyden gelen kişiler güvenlik tehdidi olarak görülüyor.” dedi.

Kanada’ya göç ettikten sonra Filistinli olduğu için güvenlik kısıtlamaları nedeniyle uzay endüstrisi alanında çalışamadığını belirten Shawa, sözlerine şöyle devam etti:

“İnsanlar bunun milliyetinize veya etnik kökeninize dayalı bir ayrımcılık olduğunun farkında bile değil. Bu durumu ulusal güvenlik meselesi olarak görüyorlar. Fakat güvenlik fikri özneldir çünkü, bazıları için güvenlik, diğerleri için baskı demek. İsrail kendi güvenliğini ve emniyetini sağlamaktan söz ettiğinde, bunun anlamı Filistinlileri katletmek. İnsanlar bir şeyin savunma olduğunu iddia ettiğinde, biz Filistinliler olarak bunun saldırı olduğunu biliyoruz.”

Sahba El-Shawa, uzay veya teknoloji alanında çalışan bir kişinin, çalışmalarının hangi amaçla kullanıldığını düşünmesi gerektiğine vurgu yaparak, sözlerini şöyle tamamladı:

“İyiye yer açmak ve şu anda gördüğümüz adaletsizliği sona erdirmek istiyoruz. ‘Çalışmalar nasıl kullanılıyor ve neyi mümkün kılıyor?’ gibi soruları yanıtlamaya yardımcı olmak için çok yakında faaliyete geçecek Filistin Uzay Enstitüsünü kurduk. Bir burs programı başlatıyoruz ve bu sorularla ilgilenen araştırmacılar arıyoruz. Amacımız endüstriyi değiştirmeye ve dünyada daha iyi bir gelecek yaratmaya yardımcı olmak ve ayrıca uzayı kullanarak Filistin davasını savunmak.”



Source link

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*